Yerli otomobil Barselona yolunda

HABERTURK.COM / AA

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun (TOGG) geliştirdiği yerli otomobil, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde dünyaya tanıtılacak.

TOGG’da yüzde 19 payı bulunan ‘beş babayiğit’ten biri olan Turkcell yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, 24-27 Şubat tarihlerinde düzenlenecek GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde Türkiye’nin Otomobili’nin sergileneceği bildirildi.

Şirketin Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serkan Öztürk, “Barcelona’ya arabamızı  götüreceğiz, göstereceğiz. İlk defa yerli arabamızı tanıtma fırsatı bulacağız hep beraber” dedi.

CES’TE DÜNYAYA ANLATILMIŞTI

TOGG heyeti, geçen hafta da ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı’na (CES) katılmıştı.

TOGG CEO’su Gürcan Karakas, Fuarda gerçekleşen ‘Let’s Co Create a New Era of Mobility’ (Geleceğin Mobilite Çağını Birlikte Tasarlayalım) başlıklı panelde konuşan TOGG CEO’su Gürcan Karakas, aralarında dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinin temsilcilerinin bulunduğu bir dinleyici grubuna Türkiye’nin Otomobili’ni ve Türkiye otomotiv endüstrisinin mobilite ekosistemine nasıl dönüşeceğini anlatmıştı.

2022’DE YOLLARA ÇIKACAK

TOGG, 27 Aralık’ta düzenlediği lansmanda, geliştirdiği SUV ve sedan modeli Türkiye ve dünyaya tanıtmıştı. Aynı platformu paylaşan iki modelden SUV karoser sahip olanın 2022’de yollara çıkacağı belirtilirken, otomobilde iki farklı güç seçeneğinin yer alacağı aktarıldı.

Buna göre, TOGG’un geliştirdiği elektrikle çalışan ve C-segmentte yer alan SUV’un güçsüz versiyonu 200 beygir güç üretiyor ve gücünü arka tekerleklere aktarıyor. Bu modelin menzili 300 kilometre olarak açıklanıyor.

Daha güç olan modelin ise dört tekerlekten çekişli olarak üretileceği aktarılıyor. Yapılan açıklamaya göre, bu modelin gücü 400 beygir ve menzil değeri de 500 kilometre şeklinde.

KIRMIZI BEYAZ!

2018’DE KURULDU

TOGG, ‘5 babayiğit’ olarak anılan BMC, Kıraça Holding, Turkcell, Zorlu Holding ve Anadolu Grubu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) arasında imzalanan protokol kapsamında yerli otomobili geliştirmek üzere 2018 yılında kuruldu.

NEREDEN NEREYE!

Bosch’ta üst düzey yöneticilik yapan Gürcan Karakaş, Haziran 2018’de TOGG CEO’su olarak atandı.TOGG’un genel merkezi de geçtiğimiz Eylül ayında Gebze’deki Bilişim Vadisi olarak belirlendi. 

Bursa’nın Gemlik ilçesinde fabrikası inşa edilecek TOGG, yılda 175 bin yerli otomobil üretecek. Fabrikanın devreye alınması ile, TOGG’un istihdam sağladığı kişi sayısı da 4 bin 500 kişiyi bulacak.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ24 saat24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

 

haberleryerli̇ otomobi̇ltoggtürkiyenin otomobili girişim grubuGÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİRöportajlar, insan hikayeleri, belgeseller… Binlercesi YouTube kanalımızda.

Bakan Dönmez’den yerli otomobil açıklaması

AA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda enerji gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yerli elektrikli otomobillerle birlikte 2030’da Türkiye’de 1 milyonun üzerinde elektrikli otomobil olacağını öngördüklerini belirten Dönmez, “1 milyon adet elektrikli araç şarj noktasının dağıtım şebekesine etkilerini değerlendirip, bunları hayata geçirmeyi arzu ediyoruz.” diye konuştu.

Geçen yıl enerjide hedeflerin yakalandığını dile getiren Dönmez, elektrikte 3 bin 600 megavatlık kurulu güç ilave edildiğini söyledi.

Dönmez, 2000’li yılların başında 30 bin megavat olan kurulu gücün 2019’da 91 bin 300 megavata ulaştığına dikkati çekerek, “Üretim ve tüketim miktarımız da arttı. Yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretim oranını yüzde 62’ye taşıdık. Elektrik Üretim AŞ’nin portföyüne kattığı 7 mobil santral söz konusu. Burada 2 tırla her bir santrali, Anadolu’nun herhangi bir yerine 24 saatte kurabilecek imkana sahip olduk. Enerji naklinde kesintiler, kopmalar olması durumunda afetin olduğu bölgede vatandaşlarımızı daha fazla elektriksiz bırakmamak için böyle bir tedbire başvurduk.” diye konuştu.

“AVRUPA’YA GAZ GÖNDERMEYE HAZIRIZ”

Geçen yıl güneş santrallerine yönelik çatı cephe uygulamarında da yeni bir kurgu yapıldığını anlatan Dönmez, bundan sonra vatandaşların ev ve iş yerlerinde çatı ve cephelerini değerlendirebileceğini ifade etti.

Dönmez, Doğu Akdeniz’de 2 sismik ve 2 sondaj gemisiyle faaliyetlerin sürdürüldüğünü anımsatarak, şöyle devam etti:

“Geçen yıl deniz üstü 4 sondajımızı tamamlamış olduk. TANAP gibi son yılların mega projelerinden birinin açılışını yaptık. 2018’de Eskişehir’e kadar olan etabı açmıştık. Geçen yıl 30 Kasım’da da Edirne’ye kadar taşımış olduk. Bundan sonra gaz göndermeye hazırız, yeter ki Avrupalı komşularımız kendi bölgelerindeki doğal gaz boru hattını tamamlasınlar. 2020 sonlarına doğru orada da gaz akışı başlayabilir diye düşünüyoruz.”

Bakan Dönmez, doğal gaz depolamaya yönelik adımların da atılmaya devam edildiğini belirterek şöyle dedi:

“Geçen yıl itibarıyla sisteme günlük gönderilebilecek doğal gaz miktarı 318 milyon metreküpe çıktı. Günde en fazla 250-260 milyon metreküp gaz tüketiyoruz. Bunun üstünde bir girişle altyapı güçlenmiş oldu. Doğal gazda artık arz güvenliği sorunu kalmamıştır. Bir taraftan da yeni ilçelere ve yerlere gaz götürüyoruz. 2019’da 550 ilçeye ulaştık. Ülke nüfusunun 60 milyonluk kısmı gaza erişebilir hale geldi. 52 milyonluk kısmı da fiilen gaz kullanıyor. Plan, program dahilinde tüm ilçelerimize gaz götürmeyi planlıyoruz. Nüfusu görece yüksek olandan başlayarak iletim hatlarımıza yakınlığını, tüketim potansiyelini dikkate alarak öncelik sıralamasıyla doğal gaz konforundan tüm vatandaşlarımızın yararlanması için gereken hazırlıkları yapıyoruz.”

Petrol üretiminde son 20 yılın rekorunun kırıldığına işaret eden Dönmez, üretimin günlük ortalama 50 bin varile yükseldiğini bildirdi.

Dönmez, Ceyhan’da 1 milyar doları aşkın polipropilen yatırımı olacağını vurgulayarak, ikinci ürünlerdeki ithalatın azaltılmasının da hedeflendiğini söyledi.

MADEN SEKTÖRÜ VE ALTIN

Geçen yıl madende 1 milyon metre arama amaçlı sondaj yapıldığına dikkati çeken Dönmez, madende üretimin olduğunu ancak bazı madenlerin ithal edildiğini anlattı.

Dönmez, maden ve ham madde ithalatının yaklaşık 27 milyar doları bulduğunu, sektörde net dış ticaret açığının ise 20 milyar dolar olduğunu söyledi.

Bakan Dönmez, geçen yıl 38 ton altın üretimiyle rekor elde edildiğini belirterek şunları kaydetti:

“Son 20 yılda hızlı trendle burayı yakaladık. Buna rağmen her yıl yurt dışından ortalama 130-160 ton arasında ithalat yapıyoruz. Üretimimizi inşallah artıracağız. Yurt dışından bazı ülkelerde altın madeni işletme ruhsatı aldık. Sudan’da 2 ruhsatımız var. Özbekistan’da 3 saha aldık. Özbekistan ve Sudan’da yıllık altın üretimi 90-100 ton. Yani bizden fazlalar. O ülkenin milli mevzuatına uymak şartıyla bu sahaları aldık. Biz bu işi artık biliyoruz, bu kabiliyette firmalarımız var. Bu açığımızı süratle kapatmak arzusundayız. Üretimimiz 1,9 milyar dolar, üretmeseydik bu kadar altını kullanacaksak ithal edecektik, bu da cari açık demek.”

Dönmez, bor karbür üretim tesisinin temelinin de geçen yıl atıldığını anımsatarak, “Burayı 1,5-2 yıl içinde hizmete alacağız. Bu da özellikle savunma sanayimiz açısından son derece önemli. Zırh yapımında top, tank gibi askeri araçların zırhlanmasında kullanılan bu ürünü ithal ediyorduk. Borun ham maddesi bizde ama işleyip kullanamadığımız için ithal ediyorduk. Uç ürünlere dönüştürecek bir tesisin de temelini atmış olduk.” dedi.

“2030’DA TÜRKİYE’DE 1 MİLYONUN ÜZERİNDE ELEKTRİKLİ OTOMOBİL OLACAĞINI ÖNGÖRÜYORUZ”

Bugüne kadar klasik içten yanmalı motorların enerji ihtiyacının petrolden karşılandığını ama artık elektrikli otomobillerin yaygınlaştığını söyleyen Dönmez, Türkiye’nin de yerli elektrikli otomobilinin 2022-2023’te yollarda olmaya başlayacağını ifade etti.

Dönmez, hem elektrikli araç kullanımı hem de elektrikli şarj istasyonlarına ilişkin planlamaların yapıldığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yapılan planlamalarda Türkiye’de 2030 yıllarında 1 milyonun üzerinde elektrikli otomobil olacağını öngörüyoruz. Buna göre de şebekede hazırlıklarını planladık. Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) yönetimi bize planlarını aktardı ve bizim arkadaşlarla birlikte çalışıyorlar. Burada yavaş şarj dediğimiz istasyonlarda şebekeye çok büyük bir etki olmasını beklemiyoruz ama hızlı şarj istasyonlarının lokasyonu asıl konu. Bu istasyonlarla arabanının hızı ve kapasitesine göre 15-20 dakikada hızlı şarj etme imkanı olacak. Burada da şebekeyi saatlik olarak 50-100 kilovat yüklemeniz gerekiyor. Bu kapasiteler üretim tarafında arz güvenliği için problem değil. Problem, şarj istasyonu kurulmak istenen noktadaki şebekenin altyapısında olabilir ki bu da bir planlama gerektiriyor. İnşallah bizim hedefimiz bu tarihe kadar 1 milyon adet şarjı yavaş, orta ve hızlı olmak üzere dağıtım şebekesine etkilerini değerlendirdikten sonra bir planlamayla yapmayı arzu ediyoruz. TOGG sadece büyük şehirlerden değil Anadolu ve kırsaldan da fazla talep aldığı için, şarj istasyonlarının en ücra beldelere kadar olmasında fayda var. Bu anlamda yaygınlık, bu araçların kullanımını da kolaylaştıracak. Evde şarj olabilir ama uzun süreli olacağı için pek cazip olmaz.”

Akaryakıt istasyonlarının da elektrikli şarj istasyonu kurmak için hazır olduğunu dile getiren Dönmez, “Biz istasyonlara bunlar için izin verdik. Hatta bazı ilçelerde akaryakıt istasyonlarının şarj istasyonu bulundurmasını belki de zorunlu tutacağız. Serbest girişimci gelip, ‘şarj istasyonu kuracağım’ demediyse o bölgede, biz de akaryakıt istasyonlarına bunu kamu hizmeti olarak görmelerini söyleyeceğiz ama bu hizmetin tabii bir karşılığı olacak. Bir kar merkezi olarak da değerlendirilebilir. Bunun dışında alışveriş merkezlerinde, dinlenme tesislerinde araçlar şarj edilebilecek.” diye konuştu.

Dönmez, şarj istasyonlarının bir standardı olması gerektiğine de işaret ederek, şarj istasyonlarına araç plakalarının tanımlı olabileceğini ve Türkiye’nin herhangi bir yerinde bu hizmet alındığında faturanın düzenli olarak plakaya bağlı bir hesaba gönderileceği sistemlerin hayata geçirilebileceğini anlattı.

ÇATILAR İÇİN 2 BİNİN ÜZERİNDE BAŞVURU

Türkiye’nin yenilenebilir enerjideki adımlarının da devam ettiğini vurgulayan Dönmez, mini güneş Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) projesi için yaklaşık 40 ilde kapasiteleri 10 ila 50 megavat arasında değişen ihaleler açılacağını anımsattı.

Dönmez, mini güneş YEKA için bir kanun değişikliği planlandığını ve konunun Meclis’te görüşülmesinin ardından şubatta ihale ilanlarının açıklanabileceğini, nisan-mayıs aylarında da bu ihalelerin gerçekleştirilebileceğini ifade etti.

Güneş enerjisi çatı uygulamalarında ise 4-5 bin megavat seviyesinde güneş enerjisi potansiyeli bulunduğunu dile getiren Dönmez, “Çatı güneş uygulamaları için yaklaşık 900 sanayi tesisinden kapasitesi 800 megavatı bulan başvuru aldık. Konutlarda ise çatı uygulamaları için 10 kilovat sınırı var. Konutlardan da kapasitesi 10 megavatı bulan 1200-1300 civarında başvuru aldık. Artık bu uygulamalarda aylık mahsuplaşma var. İhtiyacınız olmadığında elektriği biz satın almış oluyoruz. Bu süreci son derece pratik çalışır bir hale getirdik.” diye konuştu.

“YEKDEM DEVAM EDECEK”

Dönmez, 2020’nin sonuna kadar işletmeye girecek tüm yenilenebilir enerji tesislerinin Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması’ndan (YEKDEM) yararlanacağını hatırlattı.

YEKDEM’in 2021’den sonra nasıl devam edeceğine ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirten Dönmez, şunları kaydetti:

“Burada 10 yıllık bir alım garantisi veriyoruz. Hem yatırımcının hakkını koruyacak hem de sisteme ilave maliyet getirmeyecek bir model üzerinde çalışıyoruz. Hazırlıklarımız büyük oranda tamamlandı. Meclis grubumuzla paylaşacağız. Onların da bizden böyle bir beklentisi var. Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda ilgili kamu kurumlarının görüşleri alınacak. Meclis’te de en kısa sürede yasalaşmak suretiyle 2020’den sonra nasıl olacağını hep birlikte göreceğiz. YEKDEM yine devam edecek ama aynı şartlarda olmayacak çünkü teknoloji gelişti, verimlilik arttı ve maliyetler düştü. Dolayısıyla eski fiyatlarla ilerlemenin bir anlamı yok. Eski fiyatlar sembolik de kalıyor çünkü bir yere birden fazla başvuru olduğunda ihale yapıyoruz ve fiyatlar kilovatsaat başına 5 dolar/cent ve altına iniyor. Yani yatırımcı fiyatı kendisi belirlemiş oluyor. Piyasada bir tavan fiyat vardı, biz şimdi kaynak bazında bu fiyatı güncellemiş olacağız. Yine YEKDEM’e 2020’den sonra da devam edeceğiz. Belki burada yerli aksamın kullanılması, yerli ürünlerin kullanılmasının desteklenmesi kalabilir gibi görünüyor. Bunların hepsini değerlendiriyoruz.”

Dönmez, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide önemli bir teknoloji üssü haline geldiğine dikkati çekerek, YEKA’larla birlikte daha önce yurt dışından ithal edilen birçok ürünün en az yüzde 50’sinin Türkiye’de üretilme imkanı olduğunu ve bu ürünlerin ihraç edilebildiğini sözlerine ekledi.

“DOĞU AKDENİ’DEKİ DENKLEM BOZULDU”

Deniz yetki alanlarına ilişkin, uluslararası deniz hukukunda iki türlü işlem yapılabildiğini dile getiren Dönmez, kıyıdaş ülkelerle bir araya gelip mutabakat yapılarak denizdeki yetki alanlarını sınırlandırmanın mümkün olduğunu söyledi.

Dönmez, böyle bir anlaşma olmadığı zaman ülkelerin kendi kıta sahanlığını ilan edebildiğine dikkati çekerek şöyle konuştu:

“Her iki işlem de BM’de sonlanıyor. Oraya gidip başvuruyorsunuz. Daha önce Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığımızı ilan ettiğimiz ve geçmiş yıllarda BM’ye gönderdiğimiz bölgelerimiz vardı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) de sayarsak bu iki oluyor. KKTC ile adanın kuzeyindeki bölgelere ilişkin böyle bir mutabakatımız var. Libya ile bu ikinci anlaşmayla özellikle Doğu Akdeniz’de petrol ve doğal gaz kaynaklarının paylaşımı konusunda oynanan denklemi bozmuş olduk. Hem bizi hem Libya’yı bir anlamda oyunun dışında tutmaya çalışıyorlardı. Biz, ‘Hayır burada haklarımız var sonuna kadar gözeteceğiz. Bu oyunda biz de varız.’ dedik.”

Türkiye’nin ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ruhsat kestiği alanlar olduğuna dikkati çeken Dönmez, bazı alanlarda çakışmalar olduğunu ancak Türkiye’nin kendi ruhsat kestiği alanlarda bugüne kadar arama ve sondaj faaliyetlerini kesintisiz yaptığını anlattı.

Dönmez, Rum yönetiminin ruhsat verdiği ve keşifle sonuçlanan birkaç alanı olduğunu belirterek, “Onlar Rum yönetiminin 2003’lerde 2005’lerde Mısır ile yaptığı deniz yetki alanı paylaşımından kaynaklı, bizim ruhsat sahalarımızın güneyinde yer alan sahalardı. Orada fiilen bizim sahalarımızda arama yapmıyorlar şu anda ama hak iddia ediyorlar. KKTC adanın asli unsurlarından. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, adanın doğal kaynaklarını KKTC’deki soydaşlarımızla hakça, adilane şekilde paylaşmalı.” dedi.

LİBYA’DA SÜRATLE RUHSATLANDIRMA YAPILACAK

Libya ile imzalanan anlaşmaya ilişkin BM’de bir tescil ilan süreci olduğunu vurgulayan Dönmez, “O tamamlanır tamamlanmaz biz de bu bölgedeki sahaları süratle ruhsatlandıracağız. Bizde de petrol kanunundan gelen prosedür var. O kapsamda uluslararası aktörler ve bu alanda faaliyet gösterenler eğer Türkiye ile Türkiye Petrolleri ile iş birliği yapmak isterse bunlar da oturulur konuşulur. Sayın Cumhurbaşkanımızın altını çizdiği bir husus var. Biz Doğu Akdeniz’de Rum yönetimi hariç, ki onun muhatabı KKTC’dir, diğer tüm ülkelerle diyalog kurarız. Hakkaniyete uygun şekilde bu paylaşımı yaparız.” diye konuştu.

Bakan Dönmez, Doğu Akdeniz’de kıyı uzunluğu en büyük ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çekerek, bazı adaları ortaya koymak suretiyle bunu daraltmanın bir anlamı olmadığını söyledi.

Karadaki petrol ve doğal gaz aramalarında geçen yıl geleneksel kazılara ek olarak hidrolik çatlatma yönteminin uygulanmaya başladığına değinen Dönmez, “İlk neticeyi Diyarbakır’da aldık. Bu yıl da devam etmeyi planlıyoruz. Kayaçların arasına sıkışmış olan petrolü daha rahat sağabiliyoruz. Geçtiğimiz yıl çatlatma yöntemiyle ürün almaya başladık. Klasik yöntemlere nazaran 3 ile 5 kat daha fazla ürün alma imkanımız var.” ifadelerini kullandı.

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ24 saat24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

 

yerli̇ otomobi̇lhaberlerekonomi son dakika haberlerelektrikli otomobilGÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİRöportajlar, insan hikayeleri, belgeseller… Binlercesi YouTube kanalımızda.

2020 yılı sıfır otomobil fiyatları

Yeni yıl için geri sayım başladı. Otomobil sektöründe de büyük bir heyecan var. 2019 yılını geride bırakmaya hazırlanan markalar, yeni modellerinin fiyatlarını belirledi. 2020 model araçların fiyatları ile 2019 model araçların fiyatları arasında yaklaşık 7 bin liralık fark var. 2020 model araçların fiyatları şu şekilde sıralandı: Volkswagen Polo: 112 bin 900 lira Citroen C-Elysee Live: 98 bin 500 lira Toyota Yaris 1.0 Life: 100 bin 500 lira Fiat Panda 1.2: 86 bin 900 lira Mercedes A 180: 233 bin lira BMW 118i: 255 bin 800 lira Audi A3 Sedan: 272 bin 548 lira Renault Symbol: 95 bin 150 lira Renault Megane HB: 150 bin 200 lira Renault Megane Sedan: 142 bin 400 lira Renault Kadjar: 183 bin 150 lira Peugeot 301: 106 bin 203 lira Opel Corsa: 104 bin 500 lira Ford Fiesta: 117 bin 900 lira Skoda Fabia: 125 bin 400 lira Honda Civic: 127 bin 900 lira Nissan Micra: 113 bin 410 lira Dacia Duster: 128 bin 550 lira Dacia Sandero: 97 bin 400 lira KIA Rio: 94 bin 900 lira Lada Niva: 149 bin 468 lira Seat Ibiza: 126 bin 700 lira Volvo XC 40: 283 bin 782 lira

Yerli otomobilde geri sayım

Yerli ve milli adımlar atmaya büyük önem veren hükümet, Türkiye’nin yıllardır hayali olan yerli otomobil projesinde sona geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat ilgilenerek süreci yakından takip etmesi, yerli otomobil sürecini hızlandırdı. Yerli otomobil için imzaların atıldığı ilk günden bu yana muhalefet, projeye sürekli itiraz etti. Türkiye’nin milli bir adım atması, muhalefet tarafından tiye alınmak istendi. Öyle ki; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Otomobil üretiyoruz dediler, nerede? Milleti kandırdılar, nerede? Otomobil üretilir ama mesele kime satacaksın?” ifadeleriyle siyaset yaptı. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da benzer açıklamalara imza attı. Karamollaoğlu, yerli otomobilin tanıtımına sayılı günler kala projeyle ilgili adeta karalama kampanyası başlattı. SP Lideri, yerli otomobil projesinin başarısızlıkla sonuçlanacağını söyledi. İYİ PARTİ’NİN UÇAN TAKSİ HAYALİ İyi Partili siyasetçilerin de dillerinde, benzer laflar dolaştı. Meral Akşener tarafından parti sözcülüğü görevine getiren Aytun Çıray, partilerinin vizyonunda yerli oto değil uçan taksilerin olduğunu söyledi. Çıray, “AK Parti’yi yönetenler, 21. yüzyılda yerli araba yapmak gibi 20. yüzyılın teknolojisinin peşinde koşarken İyi Parti’nin vizyonunda uçan taksiler var.” diyerek yerli otomobil projesini eleştirdi. Yerli otomobilde geri sayım

Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Enerjide Arama Buluşmaları: Hidrojen” çalıştayının ardından Bakanlık kampüs alanında BOREN ve TÜBİTAK MAM iş birliğinde 2004 yılında başlatılan işbirliği kapsamında üretilen hidrojenle çalışan aracı kullandı. Hidrojenin faydalarını insanoğlunun yıllardır bildiğine değinen Dönmez, teknoloji geliştikçe sistem için yeterlilik sağlanacağını kaydetti. Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti Bakan Dönmez, “Hidrojenli aracı denemiş olduk. Burada hidrojeni aslında yakıt olarak kullanmış oluyoruz. Yakıt piline giden hidrojen elektriğe dönüşüyor, elektrikli motor aktif oluyor ve sürüş yapılıyor. Aslında elektrikli otomobile benzer bir teknoloji ama burada elektriği şarj etmiyorsunuz. Hidrojen üzerinden bu kaynağı aktif etmiş oluyorsunuz. Avrupa ve Japonya’da bu konuda daha ileri çalışmalar var. Hidrojenin eldesini insanoğlu yıllardır biliyor. Fakat ucuza, ekonomik elde etmek ve güvenli olması önemli. Hidrojen biliyorsunuz atomik yapısı en küçük olan element.

Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti


Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti Yoksa suyu elektrolize ettiğinizde hidrojen elde ediyorsunuz. Fakat daha pahalı. Şimdi biz kömürden hidrojen elde etmek için çalışıyoruz. Doğal gazı parçalamak suretiyle hidrojen elde edebiliyorsunuz. Bunlar, fosil yakıtlardan bağımsızlığımızı elde ederek daha temiz yakıtlara dönüşümüzün aracı olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’de 8-10 yıldır yapılan çalışmalar var. Bugün burada bakanlığımızda Türkiye’nin hidrojen yakıtında yol haritasını oluşturmak için bir araya geldi bilim adamlarımız ve girişimci firmalarımız. Onlarla birlikte önümüzdeki günlerde yol haritasını oluşturacağız.” ifadelerini kullandı. Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti   Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti Enerji Bakanı Dönmez hidrojen yakıtlı araçları test etti

Avrupa’daki dizel yasaklarında Türkiye kararı

Milano’nun ardından, Barselona ve Madrid şehirlerinde de uygulanmaya başlanan dizel yasağı diğer Avrupa şehirlerine de sıçrıyor.

Avrupa'daki dizel yasaklarında Türkiye kararı

Fransa, Hollanda ve Norveç’te de uygulanması beklenen ‘dizel yasağı’nın Türkiye’yi de etkileyeceğini belirten BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “Dizel motoru araçlar, benzinli araçlara göre 10 kat daha fazla zararlı gaz salınımı yapıyor. 2030 yılında dizel araçlar kademeli olarak üretimden kaldırılacak.” açıkalmasında bulundu.

Almanya’da başlayan dizel yasakları tüm Avrupa şehirlerine yayılıyor. İlk olarak 2018 yılında Köln’de başlayan ”dizel yasağı” Hamburg, Stuttgart, Bonn ve Essen’in ardından geçtiğimiz sene İtalya’nın tarihi kenti Milano’da da uygulanmaya başlanmıştı. Almanya ve İtalya’da dizel araçların satışının yavaşladığı, dizel araç sahiplerinin ikinci el satışında büyük maddi kayıplara uğradığı gözlemleniyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan laboratuvar testlerinde çevreye 10 kat daha fazla zarar verdiği kanıtlanan dizel yakıtı, yanarken ortaya çıkardığı katı parçacıklar nedeniyle yalnızca havayı kirletmekle kalmıyor, tarihi yapılara da zarar veriyor.

Milano’nun ardından 2020 yılına dizel yasağıyla giren Barselona ve Madrid’in ardından Fransa, Hollanda ve Norveç şehirlerinde de uygulanması beklenen ‘dizel yasağının’ Türkiye’de de ses getirmesi bekleniyor.

DİZEL YASAĞI İSTANBUL’DA DA OLACAK

BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, “Hava kirliliği ve insan sağlığı açısından en önemli kirleticiler PM olarak adlandırılan katı parçacıklar ve NOx olarak kısaltılan azot oksitlerdir. Avrupa Birliği ülkelerinde PM’den kaynaklanan sağlık harcamalarının ton başına 75 bin Euro, NOx’dan kaynaklananın ise 12 bin Euro olduğu hesaplanmaktadır.

Almanya’da Münster Mahkemesi’nin Köln’de başlattığı dizel yasağı bugün İtalya ve İspanya’da uygulanıyor. Bu yıl bitmeden de Fransa, Hollanda ve Norveç’te yürürlüğe konması bekleniyor. Tarihi değerine paha biçilemeyen İstanbul’da da dizel yasağını görmemiz mümkün.

Kent merkezi bu denli yoğun olan bir şehirde PM değerlerinin ne denli yüksek olduğunu sıkışık trafikteki hava kalitesinden anlayabilirsiniz” ifadelerini kullandı. Tüm dünyada üretimi yavaşlatılan dizel motorlu araçların 2030 yılında tamamen üretimden kaldırılması bekleniyor.

Fiat Fiorino’ya LPG seçeneği eklendi

1.4 litre hacimli benzinli motor artık LPG dönüşümü yapılmış olarak alınabiliyor.

Fiat Fiorino’nun LPG’li versiyonu Fiorino Eko Kasım ayı itibariyle satışa sunuldu. Kullanım maliyetlerinde önemli ölçüde tasarruf sağlayan Fiorino Eko, lansmana özel otogaz kampanyası ile birlikte yollara çıkıyor.

Fiat’tan haberler

Tofaş Fabrikası’nda üretilmekte olan Fiorino’nun 1.4 litre hacimli benzinli modeline LPG seçeneği fr eklendi. Sınıfının ilk ve tek fabrika çıkışlı LPG’li modeli olan Fiorino Eko ismini, zararlı gazların salınımını azaltan, böylelikle ekosistemi koruyan yönüyle ve kullanım maliyetleri açısından ekonomik bir araç olmasından alıyor.

Fiorino Eko, Fiat Professional garanti şartları kapsamında, 3 yıl – 150.000 kilometre garantisiyle yollara çıkıyor. Dizel seviyesindeki yakıt tüketimiyle öne çıkan Fiorino Eko, Tofaş Fabrikası’nda özel olarak tasarlanmış “Eko Butonu” sayesinde benzinden LPG’ye geçerek yakıt tasarrufunu artırıyor.

Pop, Safeline ve Premio donanım seçenekleriyle tercih edilebilecek Fiorino Eko’da fonksiyonel yakıt dolum noktası ile yakıt dolumu depo kapağından kolaylıkla yapılabiliyor. Lansmana özel otogaz kampanyasıyla satışa sunulan Fiat Fiorino Eko’yu, 30 Kasım 2019 tarihine kadar satın alacaklar için 1 yıl boyunca Aygaz/Mogaz istasyonlarından toplamda 3.500 TL’ye kadar olan otogaz alımlarında %20 indirim fırsatı bulunuyor.

77 beygir güç üretebilen motora sahip Fiorino Combi modellerinde tercih edilebilecek seçenek için fiyatlar peşin ödemede 80.600 TL seviyesinden başlıyor. Sadece benzine çalışabilen motora sahip Fiorino Combi ile aradaki fark bütün donanım seçeneklerinde 3.500 TL.

Öte yandan, mevcut kredi kampanyası ile 70.000 TL tutarında, 36 ay vadeye kadar %0.49 faizli kredi seçeneği de Kasım ayı sonuna kadar Fiat Fiorino Eko satın alacak müşterilere sunuluyor.

Yerli otoda ön satış fiyatları ne kadar?

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) tarafından geliştirilen yüzde 100 elektrikli yerli otomobilin ilk siparişini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sonrasında ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi verecekti. Öte yandan yerli otomobil 5 farklı modele sahip olacak ve yılda 175 bin adet üretilecek. Türkiye’nin Otomobili için talebin şimdiden 175 bini aştığı açıklandı. Tasarımı kadar sahip olduğu üstün teknolojik özelliklerle de bir hayli dikkat çeken yerli elektrikli otomobil için ön sipariş süreci başlıyor. Ön ödeme miktarının ise 30-40 bin lira olarak belirleneceği tahmin ediliyor. Yerli otomobilin ön satış fiyatı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu dajandarma ve polis teşkilatları için 50 bin araçlık bir portföy planladıklarını, ayrıca zırhlı araç için de taleplerinin olacağını belirtmişti. Süper Lig ekibi Yeni Malatyaspor tanıtımı yapılan yerli otomobilden 15 tane sipariş verme kararı aldığını açıkladı. DAP Yapı da 200 adet şirket aracını yerli otomobille değiştireceğini açıkladı. Türkiye’nin Ukrayna Büyükelçisi Andrii Sybiha da yerli otomobil siparişi vereceğini açıkladı. Yerli otomobilin ön satış fiyatı

Gece Araç Kullanırken Nelere Dikkat Etmeli ?

Gece Araç Kullanırken Nelere Dikkat Etmeli ve Ne Önlemler Alınmalı?
Gece Araba Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Geceleri araç kullanmanın özellikle de uzun yolda gündüze göre daha zor ve riskli olduğunuz söyleyebiliriz.Kimi sürücü mecbur kalmadıkça gece araba kullanmayı tercih etmezken kimi sürücüler de yolların daha boş ve sakin olması sebebi ile gece sürüşünü tercih ediyor.Ancak gece araç kullanırken etrafı yeterince net görememenin yanı sıra çevredeki araçların şoförün gözünü alan farları rahat bir sürüş alanı sağlamıyor. Bu durum rahatsız ediciliği kadar tehlikeli bir yolculuğun sinyallerini de veriyor.Hatta araştırmalara göre geceleri gündüze nazaran üç katı daha fazla kaza gerçekleştiği biliniyor.

Araç Muayene Raporu İle İlgili Bilmeniz Gerekenler

Araç Muayene Raporu İle İlgili Bilmeniz Gerekenler

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikle T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın belirlediği standartlarda araç muayenelerini gerçekleştiren TÜVTÜRK istasyonları, Trafik Tescil Şube Müdürlükleri‘nce tescili gerçekleştirilen araçlar için “Motorlu Araç Trafik Belgesi” verilmesi uygulamasının kalktığını 1 Temmuz 2017 tarihinde  duyurmuştu.Bu uygulamadan sonra sürücüler araç muayenesinin geçerlilik süresinin takibi için TÜVTÜRK tarafından verilen Araç Muayene Raporu’nu ruhsatlarında bulundurmak zorundalar.Peki araç muayenesi yaptırmadan önce nelere dikkat edilmesini gerektiğini biliyor musunuz? İşte size araç muayenesi öncesinde mutlaka bilmeniz ve dikkat etmeniz gereken detaylar…

Muayene Süresini Unutan, Motorlu Araç Trafik Tescil Belgesi Olmayan Araç Sahipleri Muayene Süresini Nasıl Takip Edecek?

TÜVTÜRK araç muayene istasyonlarında araçların muayene bilgileri kayıt altındadır ve bu istasyonlardan aracın muayene raporu alınabilmektedir.Raporda aracın son muayene bilgisi de görülebilmektedir.

Araç Muayenesi İçin Gerekli Belgeler

Muayene istasyonunda araç sahibinden çeşitli belgeler istenmektedir. Ruhsat, trafik sigortası poliçesi, egzoz gazı ölçüm muayene belgesi ve muayeneye getirilen aracın ruhsattaki sahibi başka bir gerçek kişi ise aracı getiren kişinin T.C. kimlik numarasının yazılı olduğu nüfus cüzdanı, pasaport ya da ehliyet gibi belgelerden birisi bulundurulması gereken belgelerdir.

Egzoz Gazı Ölçümü Nasıl ve Nerede Yaptırılır?

Egzoz gazının çevreye ve sağlığa ciddi zararları vardır. Bu nedenle de araç muayenesinde egzoz muayenesine de yer verilmektedir. Egzoz gazı emisyon ölçümünü tüm illerdeki sabit TÜVTÜRK araç muayene istasyonlarında, gezici istasyonlarda ve TÜVTÜRK İstanbul Maslak, Antalya, İzmir ve Fethiye’de bulunan motosiklet muayene istasyonlarında yaptırılabilmektedir.

Egzoz Muayenesi Yaptıracakların Dikkat Etmesi Gerekenler

Aracınıza egzoz muayenesi yaptırmadan önce dikkat etmeniz gereken birkaç unsur var. Öncelikle aracın egzoz sistemi ve onunla ilişkili bütün bağlantıları kontrol ettirmelisiniz. Egzozda çatlak veya delik olmadığından emin olun. Bu açıdan bir problem varsa tamir ettirmeniz gerekir.Gerekli incelemeleri yapmadan aracınızı muayene ettirirseniz, muayene sonrası beklenmedik masraflarla karşılaşabilirsiniz. Egzozun hasarlı olması halinde yapılan işlemlerin bedeli artar.Muayenede verimli sonuç almak için aracın periyodik bakımlarını da ihmal etmemek gerekir. Bu sebeple egzoz muayenesi yaptırmadan önce aracın periyodik bakımını da eksik etmeyin.